Eva Long odanın ortasında dimdik dururken, bembeyaz teni ışıldıyor, ama gözlerindeki bekleyişin altında yanan o kirli arzuyu saklayamıyordu. Shane Diesel’in keskin bakışlarıyla yavaş yavaş yaklaşıp sırtına dokunması her şeyi başlatmıştı. Parmakları sertçe amcığını kaşırken Eva’nın titrek nefesleri odada yankılanıyordu. Yarak zaten kabarmıştı, ama o an hem zihninde hem bedeninde fırtınalar kopuyordu. Shane parmağını daha derine iterken Eva’nın kapanan dudaklarından çıkan inlemeler büyüyordu; kan ter içinde kalmıştı.
Sonra Shane, elini kalçasından aşağı indirdi, sertçe kıçının arasını açıp bir anda o iri yarak ucunu amcığına dayadı. Eva ilk temasla donup kaldı, ama acı ve haz birbirini kırıp geçirirken içindeki direnç eriyip gitti. O büyük darbeyi içine alırken dizleri titredi, “Daha derine!” diye yalvardı adeta. Shane hızlanmaya başladı; köklüyor, kıçını acımasızca esnetiyor, ama Eva her itişte daha fazla zevkten bükülüyordu.
Her hareketinde şaplaklar patlıyor, Eva’nın kocaman amcığını parçalara ayırıyordu. İnletmeler keskinleşmişti; “Amına girerken değil de amın dağlanırken böyle zevk alınır,” diyordu kendi kendine. Kaygan kızlık yağı kıçının içinde sırılsıklam olmuştu ve Shane’nin ucu içeri çıktı çıkmaz tekrar dövüyordu onu kıymet bilmezcesine. Eva’nın soluğu hızlandı, yüzü kıpkırmızıydı; her köklemeyle birlikte kopan bağrışları evin duvarlarında çınlıyordu.
Sonunda o dayanılmaz noktaya varınca Eva bütün gücüyle sığmayan amcığını kavradı ve kendini boşaltmadan önce son kez derin bir “Aaaah!” çekti. Shane’nin sert koklesi onun deli gibi gerilen anüsünden çıkar çıkmaz Evacık yerde bitişik yattılar. Kıçında yanık izi kalan bu gece unutulmazdı; acıyla karışık tutkunun dibine vurmuşlardı artık.