Eve gelen tamirciye amını verip deli gibi sikişiyor

Üzerinde dar, vücuda yapışan şortuyla, sıcak Madrid’in kavurucu güneşi altında elindeki aletlerle köşede duran folloş, tam anlamıyla yakıcıydı. O yanakları kızarmış, dudaklarını aralayıp nefesini hızlandırmış sıcaktan mıydı yoksa içgüdüsünden mi bilinmez ama gözlerindeki o açlık bambaşkaydı. Yanına gelen adamın elleri titremeden dokunuyor, şortun kenarlarından hafifçe amcığın hatlarını belli eden o ince çamaşırını çekiştiriyordu. Yavaş yavaş onun eteklerinin altına sarkacak olan o sıcak, taze deriyi hissetmenin heyecanı yüzünden okunuyordu. Adamın parmakları nazikçe değil, daha çok sahiplenircesine kayıyor orada; yarak tamamen uyanıyor ve sertleşiyordu.

Önce elini amcığa dolaştırıp biraz ovaladıktan sonra folloşun boğazında hissedilen o küçük hırıltılar yükselmeye başladı. O an durmadan, hemen amcığına sakso çekmeye başladı adam; ıslak ve hızlı hareketlerle emiyor, arada dişlerini gösterip hafifçe ısırıyordu. Kadının bedeninden çıkan ahlar mahalleyi yıkacak cinstendi; boğazını tutup başını daha da yaklaştırırken zaten kırmızılaşan teni iyice canlanıyordu. Sonra yer değiştirdiği anlarda salya damlaları yatağın eteğine dökülüyor, kadının kalçalarından tutup kalçasını ileriye doğru itiyordu adam. Arka tarafa geçip yoğun şekilde dayama başladı; göbek deliğinden başlayan o ateşli sürtünme yavaş yavaş tam içine girmeye evrildi.

Yarak delip geçerken her hareketiyle kadının içinde bir fırtına kopuyordu. Sadece sert değil aynı zamanda acımasızca hızlıydı bu kökleme; dirseğini kadının beline dayayıp onu tutulmaz hale getiriyordu. Folloşun bağırışları karışıyordu adamın derin iniltilerine; “Daha sert! Bak nasıl ısırıyorum” dediğinde sesindeki kükreme birleşince ortam iyice keskinleşti. Bedenleri birbirine yapışmıştı, ter ve seks kokusu havayı dolduruyordu.

Sert darbeler artarken sonunda zirveye varılması kaçınılmazdı ve ikisi de bunun farkındaydı; adam son bir hamleyle iyice içine dolduğunda kadın patlama noktasına ulaştı, bedeni kasıldı ve çığlıklar içinde teslim oldu bu vahşi işkenceye… Oradan yükselen ham istek ve tutkuyla nefesleri düzelene kadar her şey aşiret dansı gibi devam etti; hiçbiri bırakmak istemiyordu bu kıvamda yaşanan deli sevişmeyi…